Narrative terapi (Öyküsel Terapi)

Narrative terapi günümüzde öyküsel terapi olarak da bilinmektedir.

Narrative terapi Michael White ve David Epston tarafından geliştirilen ve bireyi ana eksene alan bir yapıdadır. “Bireyler yazılmış dünya düzeninde dünyaya gelir ve bireyler bu olguyu fark etmesi çok nadir gerçekleşmektedir(Michael Foucault).” Narrative Terapi postmodern bir terapidir.

Öykü kavramı ise terapinin ana damarlarından biridir. Öykülerimiz, şemalarımıza yerleştirildikten sonra çevre ile uyumda ve dünyayı algılamada kolaylaştırıcı etki sağlamaktadır. Terapi de bireyin öykülerinin belirginliğine göre yeni öyküler oluşturmaktan daha ziyade terapistin terapötik süreçleri katı uygulamadan danışanı kontrol etme amacı içinde olmadan, danışana sorular yönelterek tutum ve davranışlarındaki bakış açısını değiştirmeye çalışmaktadır.

Her hayat yaşantısı birey için bir öykü ifade etmektedir. Bireyi özgün hikayelerde sınırlandırıcı en büyük etken çevreyle olan etkileşimidir. Danışanın bir profesyonel tarafından yardım alması gerektigi düşündüğü durumlarda belli başlı sorunların olduğunu kendi içinde düşünmesi ile geri adım attığında sorunu bastırarak daha ileri boyutlara taşımasına neden olmaktadır. Bu rahatsız edici sorunlar, bireyin hayatında hakim bir yer edinip baskın bir öyküsü haline gelmesi ile birey kendini yetersiz olarak görmeye başlayacaktır. Burada danışan kontrolü kaybetmektedir ve profesyonel bir yardım alması gerekmesi zorunlu gelmiştir. İlk ve en temel yapılacak olay; danışanın problemin kendisinde olmadığı hissettirerek aşama aşama olumsuz duygudan arındırılması sağlanmaktadır. 

Öyküsel Terapinin Kuramsal Temeli

Avustralyalı Aile Terapisti Michael White ve Yeni Zelandalı Aile Terapisti David Epson tarafından 19080’li yıllardaki çalışmalarından ortaya çıkmış bir terapi türüdür. Narrative Terapinin gelişim aşamasında Michel Foucault, Erving Goffman ve Gregory Bateson gibi öncü isimlerinde düşünceleri terapi için büyük bir kilit taşı rolü görülmektedir. İçlerinde olan Foucault’nun bilgi ve iktidar ilişkilerindeki bağlantıları ile terapinin ana hatlarında etkili olmuştur. Politik varsayımların terapi süreçlerinin merkezinde yer almasının sebebi ise ; psikolojik bilgi birikimlerinin altında yatan sebebin ideolojik ve politik varsayımların sorgulanması dır. Foucault’nun iktidar ve bilgi ilişkisine yönelik fikirlerinden hareketle insanların kendine has hikayelerinin baskın ideolojiler tarafından yönlendirildiği rahatlıkla görülmektedir. Öyküsel terapi aslında geleneksel terapiye bu noktada karşı çıkar. Geleneksel terapi de bir ideoloji ve iktidar olayı vardır. Öyküsel terapi bu yargıyı benimsemeye reddeder. Yönlendirilme odaklı çoğu terapiden daha işlevsel bir özelliği olan öyküsel terapinin bir önemli noktası ise danışanın kendi içinde olan baskın olayların yönlendirilmesi ile narrative terapi oluşmaktadır.

Narrative Terapinin İlham Aldığı Fikirler

White ve Epston felsefe, psikoloji, antropoloji, sosyoloji ve bir çok dil bilimi gibi multidisipliner bir yapıyı tek bir elde toplayarak daha farklı ve bağımsız bir şekilde narrative terapiyi oluşturmuş. Filozof Foucault batı türünde ki insanları nesnelleştirip farklı olanı ötekileştirerek, modern güç kişileri kontrol eder diyerek uyulan nizama karşı çıkmıştır.

White ve Epston dışsallaştırma adını verdikleri uygulama ile bu uygulanan düzeni tersine çevirmiştirler. Problemi nesnelleştirip kişiyi problemden uzaklaştırarak kurtarmayı amaçlanmaktadır. Sembolik antropolog olarak bilinen Cllerper Chip, uzman bilgi ve yerel bilgi olarak iki kavramı ortaya atmıştır. Uzman bilgi daha çok danışılan kişinin bilgisi olarak karşımıza çıkar. Yerel bilgi ise olayı yaşayan kişinin bilgisidir. Sembolik antropolog Cleeper Chip bir başka kavram daha katmıştır. Bu kavramlar ise; yüzeysel betimleme ve zengin betimlemesi isminde iki zıt kavramdır.

Yüzeysel betimleme, baskın hikayelerin daha çok olduğu bir yapıdır. Zengin betimlemede ise danışanı, danışanın gözüyle görmek amaçlanmıştır. Olayı yaşayan bireylerin yaşadıkları manayı da anlamlandırıldığı bir kavramdır. Asıl olay insanı insan olarak kabul edip tercih edilen öyküyü çeşitlendirilmesi gerekir.

Öyküsel Terapinin Psikolojik Danışmada Kullanımı

İlk olarak danışan ile danışmanın arasında saygı ilişkisinin benimsenmesi gerekmektedir. Danışmanın, danışan kişiyi öykülerini anlatması için cesaretlendirilmesi gerekmektedir. Danışan, odak bir iletişim içinde olması gerekmektedir ve bir şeyler anlatmaktan çok danışmanın dinleme faaliyetini gerçekleştirmesi gerekmektedir.

İlk olarak danışman terapötik süreçte nesnel bilgilerden daha çok farklı bakış açısıyla danışana sorularını yöneltmesi gerekir.

İkinci aşamada ise sorunun dışsallaştırılması gerekmektedir. Sorunun kendisi olmadığı ve problemi sanılandan ayrıştırılmasına yardımcı olunması gerekmektedir.

Üçüncü aşama da ise bireyin, sorunu baskıcı öykü tarzına karşı alternatifler sunmak ve çeşitli öykülerini öne sürüp baskıcı öyküden kurtulmak amaçlanır. Baskıcı öykülerinin olmadığı zamana döndürüp o zamanı anlamlandırarak öyküler de çeşitlendirmeye gidilmektedir.

En son aşamada ise geçmiş ve gelecek öykülerini birleştirip yeni ve çeşitli öyküler ortaya koymaya çalışılır.

Türkiye’de Narrative Terapi 

Türkiye’de yakın zamana kadar bilinmeyen bir terapi çeşididir. Bilinen terapilerin eski ve köklü olmasından dolayı Narrative terapi çeşidinin bilinirliğini örselenmektedir. Üniversite derslerinde yerini yeni aldığı için Türkçe makale çeşitliliği azdır. 2014’ten bu yana Narrative terapi uygulayıcı eğitimleri verilmeye başlanmıştır. Dinamik bir yapısı olduğundan dolayı geleceğimizde daha fazla imkan bulacaktır.

Hasbi Kurt

Kaynakça:

1. https://turkishstudies.net/DergiTamDetay.aspx?ID=13969

2. https://www.semanticscholar.org/paper/%C3%96YK%C3%9CSEL-TERAP%C4%B0-VE-PS%C4%B0KOLOJ%C4%B0K-DANI%C5%9EMADA-KULLANIMI-Ilgar/283bf51ea804396e0fa97d6c532e026f333a05a9

3. http://narrativeterapi.com/

4.http://selcukluram.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/42/01/964696/dosyalar/2017_01/12103442_ykselt.vaka.pdf

5. http://www.dergipdr.com/oykusel-terapi-ve-temel-kavramlari-4260h.htm

6. http://proje.akdeniz.edu.tr/mcri/mjh/10/MJH_X-3-K_AKKUS-B_Kutuk-B_S_SAMAR.pdf