Erteleme Psikolojisi

Ertelemek kelime anlamı olarak sonraya bırakmak anlamına gelmektedir. Erteleme davranışı Hepimiz günlük hayatımızda bir şeyleri erteleriz ve durum genelde normaldir ve bir sorun teşkil etmez. Fakat bu durum sürekli tekrarlanırsa hayatımıza olumsuz etkisi olacağından dolayı klinik müdahale gerektirebilir. Klinik müdahalenin gerektiren durumlar, kişinin olumsuz sonuçlar doğuracağını bildiği halde sorumluluklarını sürekli ertelemesi, sorumluluk almaktan kaçınması ve bunun sonucunda sorumluluklarını yerine getirememesinden doğan sıkıntılar ve ruh sağlığı bozuklukları gibi ciddi durumlardır.

Erteleme davranışı toplumda her beş kişiden birinde görülür ve son derece yaygın bir durumdur. Bu görülme sıklığı öğrencilerde her iki kişiden birinde görülecek kadar ciddi bir seviyeye ulaşmaktadır.

Erteleme Psikolojisi

Erteleme Davranışı Psikolojik ve Nörolojik Sebepleri

Erteleme davranışının altında olumsuz bir ruh hali saklıdır ve erteleme bir duygu yönetim sorunudur. Genel algı ertelemenin zaman yönetim sorunu olduğu yönündedir fakat ertelemek zamanı yönetememekten ziyade sorumluluk almayı istememek ve sorumluluktan kaçma isteği sonucunda ortaya çıkan bir davranıştır.

Eğer siz de erteleme davranışı yaşadığınızı düşünüyorsanız destek almak için yüz yüze veya whatsapp görüntülü konuşma üzerinden ücretsiz 15 dakikalık ön görüşme randevusu alabilirsiniz.

Neden Biz?

Danışan, toplum ve eğitim odaklı çalışmalar yürüten multidisipliner bir merkez olan Dünya Danışmanlık ve Psikoloji Merkezi Uzman Klinik Psikolog/Psikoterapist Fundem Ece tarafından kuruldu.

Danışmanlık ve psikoloji faaliyetlerimizle toplumun çekirdeğini oluşturan çocuk, genç ve yetişkin bireylere, çift ve ailelere destek sunuyoruz.

Randevu talepleriniz için bizimle WhatsApp butonları üzerinden veya doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

👇

Nişantaşı Şubemiz

Pendik Şubemiz

Kadıköy Şubemiz

Erteleme eylemi uzun zaman nörolojik araştırmacıların merak ettiği bir konuydu. Ertelemenin tembellikten kaynaklanmadığını biliyorlardı. Bu merak sonucunda bilim insanları 264 bireyin beynini MRI yöntemiyle incelediler. Bu güncel çalışmalar ışığında erteleme ve beyin fonksiyonları arasında ilişkiler keşfettiler.

Keşfettikleri ilk şey, eylem kontrol yetenekleri zayıf olan bireylerin yani erteleyicilerin genelde daha büyük bir amigdala yapısına sahip olduğuydu. Bildiğimiz üzere amigdala beynin korkuyu ve duyguları yöneten ve kontrol eden bölgesidir. Araştırmacılar daha büyük amigdalaya sahip insanların bir eyleme başlamak için daha iyi bir gerekçelere ihtiyaç duyduğunu, işlere başlamaya çekindiklerini bunun sonucunda da ertelemeye eğilimli olduklarını gösterdiğini öne sürdüler. Ayrıca araştırmacılara göre daha büyük amigdalaya sahip bireyler, eylemlerin olumsuz sonuçlarıyla alakalı olarak daha çok kaygı geliştirebilirler bu da onları eylemleri geciktirmeye ve ertelemeye iter.
Uzun süren araştırmaların sonucunda uzmanlar bir sonuçta uzlaştı. Ertelemenin sebebinin amigdaladan kaynaklandığıdır ve amigdalanın büyüklüğüne göre eylemlerimizi erteleme eğiliminde olduğumuza kesin olarak karar verdiler.


Erteleme Davranışı Psikolojisi

Ertelemeye psikolojik açıdan yaklaşacak olursak, erteleme verdiği kısa süreli rahatlıktan ötürü insana rahatlama ve huzur duyguları sağlamaktadır. İnsan beyni bu rahatlama ve huzur duygusunu ödül olarak kabul ettiği için bu duyguları tekrar yaşama isteği eğilimindedir. Burada Edward Thorndike’ın Etki Yasasından bahsedebiliriz. Bu yasada bir davranış sonucunda gelen memnuniyet veren sonuçların tekrarlanma eğiliminde olumsuzluk ile sonuçlanan davranışların ise rahatsız edici sonuçlarından dolayı tekrarlanma olasılığının azalacağını ifade etmektedir. Bu etki insanların ertelemeden duydukları hazzı tekrarlama eğiliminde olduklarını bize kanıtlamaktadır.


Bu bilgiler ışığında erteleme eğiliminde bireylere ‘erteleme hemen şimdi yap’ demek ile hasta birine hemen iyileş demek neredeyse eşdeğerdir. Ertelemek kişinin bile isteye yaptığı ve ertelemekten zevk aldığı bir eylem değildir. Fakat sırf ertelemeye yatkın bir nörolojik yapımız var diye, ya da ertelemenin sonucunda gelen haz ile beynimiz bunu sürekli olarak tekrarlamak istiyor diye ertelemeye mahkûm değiliz. Çeşitli alışkanlıklarımızı değiştirerek erteleme davranışını azaltabilir ve bunu belirli bir düzene oturtarak erteleme davranışından kaçınabiliriz.

Erteleme Psikolojisi


Erteleme davranışı azaltacak ve başa çıkmamızı sağlayacak bazı çözüm önerileri şunlardır;

  1. Zamanınızı Planlamak/ Planlı Çalışmak
    Ajanda ve çeşitli planlayıcılar kullanarak haftalık ve günlük görevlerinizi belirlemek ve o görevlerden birini yaptığınızda üzerini karalamak oldukça motive edici bir alışkanlıktır. En basit örnekle o gün okumanız gereken bir makaleyi ajandanıza yazdığınız zaman sırf başarısız olmamak için o makaleyi okuma olasılığınız artacaktır. Haftanın son günlerine doğru başardığınızı gördüğünüz şeyler sizi daha çok motive edecek ve görevlerinizi ertelememenize yardımcı olacaktır.

    Ayrıca zaman planlaması yapmak ve ajanda kullanmak çeşitli alışkanlıkları kazanmanıza yardımcı olur. Düzenli spor yapmak istiyorsanız ajandanıza gün içerisinde spor yapmanız gerektiğini yazın. Sırf o maddeyi başarısız olarak işaretlememek için spor yapma eğiliminiz daha yüksek olacaktır.
  • Parçaya Odaklanmak
    İlk adımlarda bütüne odaklanmak ve bütünün altında yatan onlarca adım bazen korkutucu ve ertelemeye sebep olabilir. Örneğin, bir proje yapmamız gerektiğinde daha projenin konusu bile belirlenmemişken projenin sonunda yapılacak sunumu düşünmek bireyi korkutabilir ve birey bu korkutan davranış sonucunda başarısız olmamak için görevlerini erteleme eğilimindedir. Eğer ilk olarak projenin konusunu seçer, sonraki adım olarak proje hakkında bilgi toplar ve sonrasında bu aşamalara parça parça devam edersek her parçayı bitirdiğimizde daha da motive oluruz. Böylece bütün ve zor görevler gözümüzü korkutmadan ufak görevler halinde görevlerimizi bitirmek erteleme ihtimalini azaltır.
  • Stres Kontrolü Sağlamaya Çalışmak
    Stres çoğu birey için kontrol edilmesi oldukça zor bir durumdur. Günümüzde en yaygın yıpratıcı sorunlardan biridir fakat sorumluluk alan her bireyin stres yaşaması oldukça doğaldır. Hiç kimse başarısız olmak istemez ve genellikle başarısız olma kaygısına sahiptir bu da bireylerde stres olarak ortaya çıkar ve ertelemeye sebep olacak faktörlerden biridir. Bir konu hakkında kaygı ve stres geliştirdiğinizde ilk olarak stresli olduğunuzu kabul etmek, nefes egzersizi yapmak ve kendinize stresi yönetmek için küçük bir zaman ayırmak oldukça faydalı olacaktır.

  • An’a Odaklanmak ve Mindfulness
    Mindfulness kavramı basitçe şimdiki zamanın farkındalığı demektir. Anda gerçekleşen olaylara objektif ve bilinçli bir şekilde yargılamadan nazikçe odaklanmayı temsil eden bir bilinçli farkındalık sürecidir. Bu kavram temel olarak bize kendimize karşı bağışlayıcı olmamızı , kendimize şefkat gösterip bağışlayıcı olmamıza yardımcı olur. Kendine şefkat gösteren ve kendini seven bireylerin çalışma performansları ve başarılı olma isteğinin daha yüksek olduğu kanıtlanmış gerçeklerden biridir. Başarılı olma isteği de erteleme davranışını göstermemizi engeller ve ana odaklanmanın getirdiği dikkat ile başarısızlık korkularımızı ve kaygılarımızı gidermeye yardımcı olur.
    Sadece erteleme konusunda değil hayatımızın her alanında an da kalmanın bizim için çeşitli faydalar sağladığı kanıtlanmıştır. Odaklanmamıza yardımcı olur, an dan keyif almamızı sağlar, sosyal ilişkilerimizi iyileştirir, önyargılarımızdan kurtulmamıza yardımcı olur.

Özetle, ertelemek zamanımızı boşa ve verimsiz geçirmemize sebep olur. Zaman insan için geri alması mümkün olmayan en değerli mücevherdir. Bu yüzden erteleme problemimizi çözmek için gereken adımları atmalı ve zamanımızı en verimli şekilde kullanmalıyız.

Nişantaşı Şubemiz

Pendik Şubemiz

Kadıköy Şubemiz

                                                                                                                        Tuana Düzenli

Kaynakça

https://www.medicalpark.com.tr/erteleme-hastaligi/hg-2084

‘What Is Procrastination? ‘Kendra Cherry May 2020

‘Why You Procrastinate (It Has Nothing to Do With Self-Control)’  Charlotte Lieberman

March 2019