alkol bagimliligi

Alkol, çok eski zamanlardan beri kullanılmaktadır ve kullanımı her geçen gün artmaktadır. Kullanım miktarına göre ise bazı sorunlara yol açabilmektedir.

Alkol bağımlılığı, bağımlı kişinin alkol kullanmadığında yoksunluk belirtileri gösterdiği, uzun süre tükettiği için içtiği miktara tolerans geliştirdiği ve bu yüzden içtiği miktarı arttırdığı, kişinin sağlığını, psikolojisini, ilişkilerini olumsuz etkileyen kronik bir bozukluktur.

Alkol, diğer bağımlılık yapan maddeler gibi ödül sistemini etkileyerek dopamin salınımını artırmakta ve keyif verici etkiler yaratmaktadır. Bu etkiler alkol kullanımı devam ettikçe azalmaktadır. Bu yüzden birey aynı etkileri hissetmek için kullandığı alkol miktarını artırmaktadır.

Alkol Kullanım Miktarına Göre Değişen Etkiler Nelerdir?

Alkolün kullanım miktarına göre zıt etkileri görülmektedir.

Az miktarda alınan alkol kaygıyı azaltıp keyif verici etkiler yaratırken yüksek miktarda alınan alkol depresif etkilere neden olmaktadır. Alkolün az miktarda alınması cinsel performansı ve iştahı arttırırken yüksek miktarda alınan alkol cinsel performansı düşürmekte ve yeme bozukluğuna neden olmaktadır.

Yüksek miktarda alkol kullanımı konuşma ve hareketlerde bozulmalara, zehirlenmelere ve bilinç kaybına haline neden olmaktadır. Az miktarda alınan alkol uykuya dalmayı kolaylaştırır ancak uyku kalitesini düşürür. Düşük doz solunumu hızlandırırken yüksek dozda alkol solunumu yavaşlatır.

Kimlere Alkol Bağımlısı Tanısı Konur?

Alkol bağımlılığı, alkolün fizyolojik ihtiyaç haline gelmesi ve bu ihtiyacın karşılanması için duyulan istektir.

DSM-5’e (2013) baktığımızda ise alkol bağımlılığı bireylerde alkolü bırakmak istediği halde bırakamama ve yoksunluk belirtileri, kronik ve aşırı alkol tüketimi, olumsuz etkilerine rağmen alkol tüketmeyi sürdürme, çevresindeki kişilerle sorunlar yaşama, sorumluluklarını yerine getirememe gibi belirtilere yol açmaktadır.  Alkol bağımlılığı tanısı koyulması için bu belirtilerden en az ikisinin bir yıl boyunca görülmesi gerekmektedir.

Alkolün bir kez kullanımı bağımlı olmak için yeterli değildir. Kişilik özellikleri ve tüketilen alkol miktarı bağımlılık geliştirme sürecini etkilemektedir.

Alkol Bağımlılığı Riskini Artıran Sebepler

Ebeveynlerin alkol kullanması; düşük gelir, sosyal destek azlığı, genetik yatkınlık, alkolün kolay ulaşılabilir olması, cinsel istismar, kullanılan alkol miktarı, yaş,  düşük problem çözme becerisi, sorunlu ilişkiler, sosyal ortamlarda kabul görme isteği, kaygı ve depresyon alkol bağımlısı olma riskini artırmaktadır.

Alkol Bağımlılığının Yol Açtığı Sorunlar

Aşırı alkol kullanımı; frontal lob, Hipokampus ve Talamus’ta hacim kaybına yol açmaktadır. Aynı zamanda beyin-omurilik sıvısını arttırmaktadır. Beyinde yaşanan bu değişiklikler bellekte, hipokampuste, problem çözmede, dikkat ve konuşmada bozulmalara yol açmaktadır.

Bağımlı bireyler yüz ifadelerini tanımada, yeni bilgileri öğrenmede, karar vermede ve hatırlamada zorluk yaşamaktadırlar. Erkeklerde testosteron düzeyini düşürmektedir.  Aynı zamanda alkol; karaciğer, mide ve kalp hastalıklarına, ekonomik sorunlara, trafik kazalarına, zehirlenmelere, okul ve iş hayatında başarısızlıklara yol açmaktadır.

Alkol Bağımlılığı Tedavisi

Alkol bağımlılığından kurtulmak isteyen kişiler Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurabilirler. BDT ve ilaç tedavisi etkili olmaktadır. Tedavi bittikten sonra bile kişilerin alkole tekrar başlama riskini azaltmak için psikolojik yardım alması önemlidir.

Kaynakça

Arslan, S., & Bal, F. (2019). Üniversite Öğrencilerinde Alkol Kullanım Sıklığı, Çevresel-Ailevi Risk Faktörleri ve Cinsiyet Farklılıkları, 12(67), 0–2.

Eşel, E., & Dinç, K. (2017). Alkol Bağımlılığının Nörobiyolojisi ve Tedaviye Yansımaları.  Turk Psikiyatri Dergisi, 28(1), 1–10.                                                                                                                        

Yıldız İnanç