Yeme Bozuklukları

Psikolojik Yeme Bozukluğu

Yeme Bozukluğu nedir? Belirtileri nelerdir? Medya araçlarının yaygınlaşması ve artan sosyal baskıyla birlikte toplumda çarpık bir beden imajı oluştu. Özellikle pek çok kadın gerçekçi olmayan ‘’ince’’ bir bedene sahip olma arzusu taşır. Çağımız fiziksel çekiciliğe gereğinden fazla önem verirken kadınların bu mükemmel beden imajına erişmek için yöneldiği tüm çabalar basit ve masum olarak başlasa da ciddi fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklarla sonlanmaktadır.

Sosyokültürel bağlamların bireye yönelttiği toplumsal baskılar, aile içi iletişim, arkadaş çevresi ve sosyal medya etkisiyle ortaya çıkan yeme bozukluğunun başlangıç yaşı giderek düşmekte ve prevalansı giderek artmaktadır. Tüm bu risk faktörlerini taşıyan kadınlar bu duruma yakalanmasa da genetik ve psikolojik yatkınlıkların etkisiyle özellikle kimlik arayışı sürecinde olan genç kızlar ana hedef haline gelmektedir.

Eğer siz de yeme bozukluğu yaşadığınızı düşünüyorsanız destek almak için yüz yüze veya whatsapp görüntülü konuşma üzerinden ücretsiz 15 dakikalık ön görüşme randevusu alabilirsiniz.

Neden Biz?

Danışan, toplum ve eğitim odaklı çalışmalar yürüten multidisipliner bir merkez olan Dünya Danışmanlık ve Psikoloji Merkezi Uzman Klinik Psikolog/Psikoterapist Fundem Ece tarafından kuruldu.

Danışmanlık ve psikoloji faaliyetlerimizle toplumun çekirdeğini oluşturan çocuk, genç ve yetişkin bireylere, çift ve ailelere destek sunuyoruz.

Randevu talepleriniz için bizimle WhatsApp butonları üzerinden veya doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

👇

Nişantaşı Şubemiz

Pendik Şubemiz

Kadıköy Şubemiz

DSM-V tanı kriterlerinde (2013) yeme bozukluğu nedir? pika, kısıtlı gıda alımı bozukluğu, ruminasyon bozukluğu, bulimiya nevroza, anoreksiya nervoza ve tıkanırcasına yeme bozuklukları olarak sınıflandırılmaktadır. 

Anoreksiya Nervoza

Aç kalarak zayıf kalmak için sonu gelmeyen bir uğraşı içerir. Anoreksiya nevroza olarak tanı almak için bireyin boyu ve yaşına göre olması gereken vücut ağırlığının %85 veya altında bir kiloya sahip olması gerekir. Anoreksiklerde kilo kaybı olsa bile kilo alma korkularında herhangi bir azalma olmaz. Zayıf kalma konusunda duydukları yoğun istek bu bireyleri besin almanın ciddi boyutta kısıtlanması, aşırı egzersiz, kendini zorla kusturma ve laksatif-diüretik kullanımı gibi zararlı davranışlara yönlendirmektedir. 

Anoreksik bireyler çok zayıf olduklarında bile kendilerini şişman olarak algılama şeklinde gelişen çarpık bir beden algısına sahiptir. Bu bireylerin yeme alışkanlıkları çok bozulmuştur. Genelde öğünlerini uzun ve dikkatlice planlar, yeme süreleri uzamıştır ve genelde yalnız yemek yemeyi tercih ederler. Kızlarda erkeklerden 10 kat fazla görülür.

Bulimiya Nevroza Yeme Bozukluğu

Bulimiya nevrozaya sahip bireyler kontrol edemedikleri aşırı bir yeme dürtüsüne sahiptir. Bu aşırı yeme ataklarının arkasından yoğun bir pişmanlık duygusuyla birlikte kilo almayı engellemek için anoreksikler gibi kendini kusturma, laksatif-diüretik gibi uygunsuz yöntemler kullanırlar. Fakat anoreksiklerden farklı olarak bulimiya nervozalı hastalar normal kilo ranjı içerisinde olabilir bu durum da onların yeme bozuklukları tespitini zorlaştırır. 

Bulimikler tıkınırcasına yeme nöbetlerinde yüksek kalorili gıdaları genellikle ‘’gözü dönmüş’’ bir biçimde tüketirler. Yeme atağının ardından yaşadıkları pişmanlık ve suçluluk duygusuyla kendilerine acımasız eleştiriler yöneltirler.

Yeme Bozuklukları

Pika

Besin değeri bulunmayan yiyecekleri en az 1 ay süreyle sürekli olarak yeme isteği ile tanımlanır. Bebeklik ve çocukluk çağında yaygın olarak gözlenir.

Kısıtlı Gıda Alımı Bozukluğu

Bireyin uygun beslenme eksikliği yaşaması ve enerji ihtiyacının karşılanmaması sonucunda belirgin bir kilo kaybının gözlendiği bir yeme bozukluğudur. 

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Belirtileri 

Başka Türlü Adlandırılamayan (BTA) kategorisinde yer alan tıkınırcasına yeme bozukluğu belirtileri Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından ‘belirli bir zaman içinde, benzer koşullarda ve benzer sürede, çoğu kişinin yiyebileceğinden daha fazla miktarda yemek’ şeklinde tanımlamıştır. Tıkınırcasına yeme bozukluğuna sahip bireyler yemek yemeyle ilgili bir denetim kuramaz ve bedensel bir açlık hissetmedikleri halde aşırı miktarda yemek yemek ister. DSM-IV tanı ölçütlerine göre tıkınırcasına yeme bozukluğu tanısı alabilmek için, tıkınırcasına yemenin haftada en az 2 kez, 6 aydır mevcut olması gerekmektedir.

Uygun Tedavi ve Bakım

  • Yeme Bozukluğnun erken tanı ve uygun tedavi hayat kurtarıcıdır.
  • Tedavinin etkili olabilmesi için disiplinler arası (psikiyatrist, psikolog, diyetisyen, hemşire) bir ekip çalışması yürütülmelidir.
  • Tedavinin amacı bireyin normal sağlıklı kilosuna kavuşmasını sağlayıp yol açtığı anormal davranışlarını denetleyip tekrarlanmasını önlemek olmalıdır.
  • Bireyin birçok yeme alışkanlığında belirleyici olan ebeveynlerin bilgilendirilip bilinçlendirilmesi önemlidir.

Nişantaşı Şubemiz

Pendik Şubemiz

Kadıköy Şubemiz

Kaynakça:

Yücel, B. (2009). Estetik bir kaygıdan hastalığa uzanan yol: Yeme Bozukluğu. İlk Söz22(4), 39-45.

ÇAKA, S. Y., ÇINAR, N., & ALTINKAYNAK, S. (2018). Adolesanda yeme Bozukluğu. Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi7(1), 203-209.

Toker, D. E., & Hocaoğlu, Ç. (2009). Yeme Bozukluğu ve aile yapısı: Bir gözden geçirme. Düşünen Adam22(1-4), 36-42.

Aleyna ŞENOĞLU